Akromegaliye Genel Bir Bakış

Akromegaliye Genel Bir Bakış

Çok Fazla Büyüme Hormonu Akromegaliye Neden Oluyor

Akromegali, hipofiz bezi tarafından çok fazla büyüme hormonu salgılanması sonucu aşırı büyüme ile tanımlanan bir büyüme bozukluğudur.

Büyüme hormonu normal seviyede salgılandığında sağlıklı büyümeyi sağlar. Ancak fazlası nadir olsa da oldukça ciddi bir endokrin problemine yol açar. Bir yıl içinde milyonda 3 veya 4 kişi akromegali teşhisi alır.

Büyüme hormonu çocuklarda özellikle ergenlik döneminde kemik ve kas gelişimi için oldukça önemlidir.

Ayrıca, büyüme bittikten sonra da büyüme hormonu salgılanmaya devam eder. Yetişkinlerde ne kadar enerjik olduğunuzu, kemiklerinizin ne kadar sağlıklı olduğunu ne kadar güçlü olduğunuzu ve kendinizi genel olarak ne kadar iyi hissettiğinizi belirler.

Akromegali, aşırı büyüme ile teşhis edilir ve ilk olarak el ve ayaklarda fark edilir. Akro Yunancada aşırımega ise büyük anlamına gelir. (Yunancadan gelse de İngilizcede de anlam aynıdır). Kelimelerin kökenlerini bir araya getirdiğimizde akromegali aşırı büyüklük manasındadır.

Ancak aşırı büyüme dışında etkileri de vardır. Hipofiz beziniz çok fazla büyüme hormonu salgıladığında (akromegalinin sebepleri isimleri yazıda bunun nedenini öğrenebilirsiniz) eklemleriniz ve iç organlarınız etkilenebilir.

Çocuklardaki akromegaliye jigantizm denir. Ancak akromegali genellikle yetişkinlerde özellikle orta yaşlarda görülür. Bu yazı daha çok akromegaliye odaklansa da jigantizme de değineceğiz.

Akromegali Semptomları

Akromegali Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız?

Aşırı büyümeye neden olan bir büyüme bozukluğu akromegalinin birçok belirti ve semptomu vardır. Ancak yavaş geliştikleri ve aralarındaki bağlantı fark edilmediği için teşhisi zorlaşır.

Genellikle fark edilen ilk semptom el ve ayakların büyümesidir. Hatta bazı kişiler yüzüklerinin ve ayakkabılarının artık onlara olmadığını söylerler.

Akromegali ile bağlantılı olarak fiziksel özelliklerde görülen değişimler aşağıdaki gibidir:

  • Kalın dudaklar

  • Burnun genişlemesi

  • Çenenin öne doğru çıkık olması

  • Kaşların öne doğru çıkık olması

  • Ayrık dişler: Çene büyüdükçe dişler arasındaki boşluklar açılabilir.

Akromegalinin nedeni genellikle hipofiz bezindeki iyi huylu (kanser özelliği taşımayan) bir tümördür ve bununla bağlantılı olarak görülen birçok semptom bulunur. Bu semptomlardan bazıları şunlardır:

  • Baş ağrısı

  • Görüşte değişiklik (eğer tümör gözlerle bağlantılı sinirlere baskı yapıyorsa)

  • Sinir felci: Tümör sinirleri besleyen kas veya duyulara baskı uygulayabilir. Bu sinirlere kafatası sinirleri denir ve bu bölümdeki felce kafatası siniri palsi denir. Akromegali göz kaslarınızı ve gözlerinizin hareket kabiliyetini etkileyebilir.

Vücuttaki çeşitli bölümlerin büyümesi ile alakalı diğer belirti ve semptomlar ise şunlardır:

  • Eklem ağrısı: Akromegali kemiklerin ve kıkırdakların çok fazla büyümesine neden olduğu için hareket etmek acı verebilir.

  • Ses kalınlaşması: Sinüsler ve ses telleri büyüyüp sesinizin değişmesine neden olabilir.

  • Uyku apnesi: Solunum yollarınız kalınlaşabilir ve uyku apnesi ile ilişkilendirilen nefes alma zorluklarından bazıları ile karşılaşabilirsiniz.

  • Hipertansiyon: Kalp ve damarlar genişleyip fazla çalıştıklarından tansiyon yükselir.

Akromegali ve fazla miktarda büyüme hormonu ile bağlantılı diğer semptomlar şunlardır:

  • Yorgunluk

  • Güçsüzlük

  • Aşırı terleme

  • Anormal adet döngüsü

  • Cinsel istekte azalma

  • Ereksiyon problemleri

  • Diyabet

  • Et beni

  • Kolon polipleri

  • Karpal tünel sendromu

Semptomlar oldukça yavaş gelişir; yani yüzüklerinizin artık size olmaması ve baş ağrılarınızın sıklaşması arasındaki bağlantıyı kuramayabilirsiniz. Genel sağlık durumunuzda fark ettiğiniz her türlü değişikliği doktorunuza iletmeniz çok önemlidir. Erken teşhis ve tedavinin akromegalide etkisi büyüktür.

Akromegalinin Sebepleri

Hipofiz Bezindeki Tümörler Genelde Akromegaliye Yol Açıyor

Bir büyüme bozukluğu olan akromegali genellikle hipofiz bezi tümörü kaynaklıdır. Bu tümörler çoğunlukla iyi huyludur (yani kanser değildir). Akromegali vakalarının yaklaşık %95’inin sebebi hipofiz bezi tümörüdür. Geri kalan %5 ise beynin hipofiz bezi dışındaki bölümlerinde, akciğerlerde, pankreasta bulunur ve büyüme hormonunun aşırı miktarda salgılanmasına neden olur.

Akromegalinin Başlıca Sebebi: Hipofiz Bezi Tümörü

Hipofiz adenomaları olarak da bilinen iyi huylu hipofiz tümörleri büyüklüklerine göre iki kategoride incelenir: Mikro adenomalar ve makro adenomalar. Mikro adenomalar 1 cm’den küçükken makro adenomalar 1 cm’den büyüktürler. Hipofiz bezinin kendisi 1 cm olduğu için tümörün neredeyse bez kadar bir büyüklüğe ulaşması “büyük” olduğu anlamına gelir.

Hormonların aşırı salgılanmasına neden olan tümörler genellikle makroadenomalar olarak değerlendirilir.

Boyutları ne olursa olsun tüm hipofiz tümörleri aynı şekilde gelişmeye başlar: Bir hipofiz hücresi aniden büyür ve çoğalır (çoğalmaması gerekirken). Bunun nedeni hipofiz bezindeki bir genetik mutasyondur. Bu mutasyon aile bireylerinizden geçmiş olabileceği gibi sonradan da gelişebilir. Araştırmacılar genin bu ani mutasyonuna bir açıklama getirmek için çalışmalarını hala sürdürüyorlar.

Hipofiz hücreleri çoğalmayı sürdürür. Ne kadar büyüdüğü kişiden kişiye değişir: Bazı kişilerde tümör ve bu nedenle semptomlar da yavaş gelişir. Bazı kişilerde ise tümör hızla gelişebilir.

Akromegali sahibi kişilerde farklılık gösteren bir başka durum da tümörün yeridir. Tümörün nerede olduğu da semptomlarınızı etkileyen bir başka faktördür. Tümör hipofiz bezinin bir başka bölümünü baskılamaya başladığında o bölümün normalden fazla ya da az hormon salgılamasına neden olabilir. Örneğin; hipofiz bezinin tiroid hormonlarını kontrol eden kısmına baskı yaparsa bir tiroid bozukluğuna neden olabilir.

Hipofiz adenomaları diğer hipofiz hormonlarında değişikliklere neden olabileceği için doktorunuzun tüm hormonlarınızı kontrol etmesi gerekir.

Akromegalinin Çok Daha Nadir Bir Sebebi: Hipofiz Bezinde Olmayan Tümörler

Çok fazla hormon salgılanmasına ve dolayısıyla akromegaliye neden olan tümörün vücudunuzun başka bir kısmında oluşması da görülen bir durumdur. Bu tümörler beyin, pankreas veya akciğerlerde ortaya çıkabilir.

Tümör, hipofiz bezinin bir parçası olmasa bile büyüme hormonu salgılayabilir. Daha sık görülen bir durum ise tümörün hipofiz bezine daha fazla büyüme hormonu salgılaması mesajını veren büyüme hormonu salgılayıcı hormon (GHRH) salgılamasıdır. Eğer hipofiz bezinde olmayan bir tümör GHRH salgılıyorsa hipofiz bezi vücudun ihtiyacından fazla büyüme hormonu salgılar ve bu da akromegali ile sonuçlanır.

Akromegalinin Teşhisi

Teşhiste Kullanılan Kan Testleri

Doktorunuz el ve ayaklarınızdaki büyüme ve yüzünüzdeki değişiklikler sebebiyle akromegaliden şüphelenebilir. Bazı doktorlar şu anki halinizle kıyaslamak için eski fotoğraflarınızı görmek isteyebilir. Ancak kesin teşhis koyabilmek için bazı testler yapması gerekir.

Teşhiste kullanılan iki ana testten biri insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) seviyesini ölçme diğeri ise oral glukoz toleransı testidir (OGTT).

Doktorlar yalnızca büyüme hormonu testini referans almazlar çünkü büyüme hormonu seviyesi gün içinde akromegali olmayan birinde bile ciddi oranda değişiklik gösterir. Bu nedenle doktor akromegali olan birinde büyüme hormonu testi yapıp normal bir sonuç alabilir. Ancak bu dalgalanmalardan ötürü akromegali olmayan birinde bile normalin çok üstünde bir değerle karşılaşılabilir.

Bu sebeple doktorlar akromegali teşhisinde IGF-1 ve OGTT testini referans alırlar.

Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT)

Büyüme hormonu ve kan şekeri seviyesi birbiriyle bağlantılıdır. Akromegali olmayan bazı kişilerde yüksek kan şekeri vücudun büyüme hormonu üretimini durdurmasına neden olur. Bu nedenle doktorunuz şeker yüklemesiyle kan şekerinizi yükselterek büyüme hormonunuzun bu duruma nasıl cevap vereceğini görmek ister.

Teste başlarken doktorunuz kan şekeri ve GH seviyenizi ölçer. Sonrasında 75 gramlık çok şekerli bir karışım içersiniz. Sonrasındaki iki saat içinde doktorunuz 4 kere daha kan şekerinizi ölçer: İçeceği içtikten 30, 60, 90 ve 120 dakika sonra ölçüm yapılır.

Eğer GH seviyeniz 1 ng/mL’nin altına düşmüyorsa (ng/mL GH ölçümündeki standart birimdir) akromegali olduğunuz anlamına gelir. GH seviyenizin bu kadar şekere düşerek cevap vermesi gerekir. Ve eğer düşmezse vücudunuz kendi sinyallerini duymuyor demektir; endokrin sisteminin hassas geri dönüş mekanizması zarar görmüştür.

Akromegali Teşhisinde Görüntüleme Testleri

Akromegali vakalarının %95’i hipofiz bezindeki bir tümörden kaynaklandığı için doktorunuz muhtemelen hipofiz beziniz için manyetik rezonans görüntülemesi (MRI) talep edecektir. MRI sayesinde doktorunuz tümörün tam olarak nerede olduğunu ve boyutunu rahatlıkla görebilir.

Eğer MRI yaptırdıysanız ve doktorunuz hipofiz tümörü tespit etmediyse hipofiz bezinden başka bir yerde bulunan tümörün sebep olduğu akromegali vakasıyla karşı karşıya olabilirsiniz. Bu durumda doktorunuz tümörün bulunabileceği yerlerin bilgisayarlı tomografisini (CT) isteyecektir (karın ve göğüs sık gibi). Ayrıca doktorunuz hipofiz dışındaki tümörlerin GHRH salgılaması nedeniyle (sonrasında hipofiz bezinin aşırı miktarda büyüme hormonu salgılamasına neden olacaktır) bu hormonu da kontrol etmek isteyebilir.

 

Akromegali teşhisi fiziksel değişiklikleri not etme, kandaki bazı hormonların seviyelerini test etme ve görüntüleme testleri sayesinde tümörün varlığını ve boyutunu teyit etme gibi birçok adımdan oluşur.

 

Akromegalinin Komplikasyonları

Osteoporoz, Tip 2 diyabet ve Kalp-damar problemleri

Akromegali tedavi edilmediğinde birçok komplikasyona neden olabilir. Bu komplikasyonlardan en sık görülenleri eklem problemleri, hipofiz bezi hormonlarında yetmezlik ve solunum problemleridir.

 

Akromegali yeterince tedavi edilmediğinde de komplikasyonlar oluşabilir; bu nedenle hormonlarınızı yakın takipte tutması için doktorunuzla bir plan yürütmeniz çok önemlidir.

 

Akromegalide Kemik Komplikasyonları

Bir tümör tarafından aşırı miktarda salgılanan büyüme hormonu kemiklerinizin çok fazla büyümesine yol açar.

Kemiklerin çok fazla büyümesi en kolay yüzde fark edilir; çeneniz çok büyürse dişleriniz için sorunlar oluşabilir. Maalesef bu kemikleri eski haline döndürmek mümkün değildir, ama akromegaliyi tedavi ederek bu büyümenin önüne geçebilirsiniz.

Büyüyen kemiklerinizi yeniden şekle sokmak için ameliyat olmanız gerekebilir ancak doktorunuz büyüme hormonu ve insülin benzeri büyüme faktörü (IGF-1) seviyeleriniz normale dönene kadar bu ameliyatı size önermez.

Akromegalinin kemik sağlığı üzerinde de etkisi mevcuttur. Büyüme hormonunun fazlası vücudunuzun –kemik sağlığı için hayati önem taşıyan bir vitamin olan- D vitamini kullanımını etkiler. D vitamini olmadığında vücut kalsiyumu etkili kullanamaz ve bu nedenle kemikleriniz ihtiyaç duydukları kalsiyumu alamazlar. Bu durum osteoporozun (kemik yoğunluğunun azalması) yanında kemiklerde kırılma/çatlama riskinizi arttırır.

Hiperkalsemi (kanda çok fazla kalsiyum olması) ve hiperkalsuri (idrarda çok fazla kalsiyum olması) akromegalinin diğer muhtemel komplikasyonlarındandır; her ikisi de vücudunuzun kalsiyumu kullanamadığı anlamına gelir. Ancak tedavi sayesinde vücudunuz sağlıklı kemikler oluşturmak için gerekli olan D vitaminini ve kalsiyumu normal kullanabilme yeteneğini yeniden kazanır.

 

Akromegalide Yumuşak Doku Komplikasyonları

Kemiklerdeki aşırı büyümenin aksine yumuşak dokularda oluşan değişimler büyüme hormonu ve IGF-1’in kontrol altına alındığı akromegali tedavileriyle geri alınabilir. Bağ doku ve kıkırdaklar büyür ve eklemlerde problem oluşmasına neden olur. Genişleyen yumuşak dokular ile hareket etmek acı verebilir çünkü artık olması gerektiği gibi çalışamazlar.

GH ve IGF-1 seviyeleri normale döner dönmez yumuşak dokular da normale döneceğinden daha az eklem ağrısı yaşarsınız.

Ancak eklem ağrılarının sebebi eğer eklem iltihabı ise –yani sadece yumuşak dokuların büyümesinden kaynaklanmıyorsa- eklemleriniz tedaviden sonra değişim göstermeyebilir. Eğer sizde de bu durum varsa (akromegaliniz ve eklem iltihabınız varsa) doktorunuz eklem iltihabını akromegaliden bağımsız olarak tedavi edecektir.

 

Hipofiz Hormonlarının Eksikliği

Hipofiz bezinde akromegaliye sebep olan tümör bulunan kişilerin bazılarında mevcut tümör diğer hipofiz hormonlarını da etkileyebilir. Hipofiz bezi endokrin bezlerinin fonksiyonlarını düzenler; eğer hormonlar çalışmazsa bu durum endokrin ile bağlantılı başka sorunlara yol açabilir. Doktorunuz normal aralıkta olduklarından emin olmak için diğer hipofiz hormonlarınızı sık sık kontrol etmelidir.

 

Uyku Apnesi

Solunum yollarında fazla büyüme gerçekleştiğinden akromegali hastalarında uyku apnesi görülebilir (uyku esnasında nefesin uzun süreli olarak durması). Bu durum rahatsız bir gece uykusuna yol açar ve uyku insan hayatını birçok yönde etkileyen önemli bir faktördür.

Tedavi sayesinde solunum yolları normal boyutuna döndüğünde sorun çözülebilir ancak bu herkes için geçerli olmayabilir. Doktorunuz uyku apnesi geçene dek durumu takip edecektir.

 

Kalp Sorunları

Aşırı miktarda büyüme hormonu kalbin çok büyümesine neden olarak kalp damar rahatsızlıkları riskini arttırabilir (ritim bozukluğu gibi). Doktorunuzun GH seviyenizin düşmesi ile birlikte kalp rahatsızlıklarınızın da yok olduğundan emin olması gerekir.

 

Diyabet

Bildiğiniz gibi, aşırı miktarda salgılanan büyüme hormonu vücudun daha fazla insülin benzeri büyüme faktörü-1 üretmesine neden olur. Gereğinden fazla IGF dokuların büyümesine yol açtığı gibi vücudun glukoz kullanımını da değiştirir. Akromegalisi olan kişilerde glukoz kullanımındaki değişiklik kaynaklı olarak diyabet ortaya çıkabilir.

Yine de GH seviyenizi kontrol altında tutmak kan şekeriniz için çok iyi olacaktır. Eğer diyabet olursanız, doktorunuz “diyabet tedavileri” adlı yazımızda bulabileceğiniz standart diyabet tedavi yöntemlerini tavsiye edecektir.

 

Kolon Polipleri

Kemiklerin, bağların ve kıkırdağın büyümesine neden olmanın yanı sıra GH, kolondaki poliplerin çoğalmasına da neden olabilir. Polipler kolon kanserinin öncüsü olabilir; bu nedenle akromegali hastaları poliplerin kanserleşmelerini önlemek için polipleri kontrol ettirmelidirler. Doktorunuz poliplerin tanısı ve tedavisi için düzenli kolonoskopi önerecektir.

 

Akromegali Komplikasyonları Hakkında Son Bir Söz

Akromegalinin doğru teşhisi ve özenli bir tedavi planı sayesinde büyüme hormonunun aşırı miktarda salgılanmasından kaynaklanan komplikasyonların çoğundan korunabilirsiniz.

 

Akromegali Ameliyatı

Tümörün Ameliyatla Alınması

Ameliyat genellikle akromegali hastalarına önerilen ilk seçenek olur. Aşırı miktarda hormon salgılanmasına neden olan hipofiz tümörünün alınmasıyla (hipofiz adenomu da denir) akromegali semptomları yavaş yavaş kaybolur ve GH seviyesi normale döner.

Ameliyat için en uygun adaylar ise aşağıdaki özelliklere sahip olanlardır:

  • GH seviyesi ameliyattan önce 45ng/mL olan kişiler

  • Maksimum 10 mm lik tümörü olan kişiler

  • Tümörü beyindeki diğer kritik bölümlere (gözleri besleyen sinirler veya yakındaki kan damarları) yakın olmayan kişiler

 

Akromegali Tedavisinde Ameliyatın Amacı

Çok miktarda GH salgılanmasına neden olan tümörün alınmasıyla semptomlar ve hastalığın diğer etkileri azalır çünkü GH seviyesi tekrar normale döner. GH ve insülin benzeri büyüme faktörü 1’in (IGF-1) tekrar normal aralığa çekilmesi ameliyattaki asıl hedeftir.

Akromegalide ameliyatın diğer hedefleri ise şunlardır:

  • Semptomların hafiflemesi: Örneğin hipofiz tümörü beynin belli bir bölümüne baskı yaptığı için baş ağrısına neden oluyorsa, tümörün alınması sorunu çözecektir.

  • Tümörün yeniden büyümesini önlemek: Cerrah tümörün tekrar oluşup aşırı miktarda hormon salgılanmasına sebep olma riskini ortadan kaldırmak için tümörün tamamını almayı hedefler.

 

Akromegali Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Hipofiz tümörünü almak isteyen cerrah genellikle burun veya üst dudaktan giriş yapar. Açtığı kesikten bu ameliyat için özel olarak geliştirilmiş aletleri kullanarak tümör alınır. Bu ameliyata transsfenoidal denir. Cerrahlar burnun arkasında bulunan sfenoid sinüs isimli bölüme burun (transnasal) veya üst dudaktan (translabial) ulaşırlar.

Ameliyat boyunca cerrah kullandığı endoskop (ucunda kamera olan bir cihaz) sayesinde görür. Bu cihaz açılan kesik sayesinde yerleştirilir.

Cerrah ayrıca manyetik rezonans görüntülemesi (MRI) da kullanır. İntraoperatif (ameliyat sırasında kullanılabilen) MRI sayesinde süreci takip eder ve tümörün tamamının alınıp alınmadığını görebilir.

 

Ameliyatın Muhtemel Komplikasyonları

Her ameliyatta olduğu gibi bunda da bazı komplikasyon riskleri mevcuttur. Beynin içinde birçok önemli yapı olduğundan cerrahın ameliyat sırasında çok dikkatli olması gerekir. Ameliyat öncesinde cerrahınız size risklerden bahsedecektir. Bu risklerden bazıları şunlardır:

  • Beyin-omurilik sıvısında sızıntı: Beyin-omurilik sıvısı beyninizin çevresinde ve omuriliğinizde bulunur. Kesik tamamen iyileşmezse bu sıvı burundan sızabilir, ancak bu oldukça nadir bir durumdur.

  • Beyindeki çevre dokuların zarar görmesi: Hipofiz bezi beyinde gözleri besleyen sinirler de dahil birçok kritik yapıya komşudur. Zarar gören beyin dokusu bazı hormonları salgılayamaz; hangi hormonların durumdan etkileneceği hipofiz bezinin neresinin zarar gördüğüne bağlı olarak değişir. Hipofiz bezi hakkındaki yazımızda hipofiz hormonları hakkında detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Eğer ameliyat sırasında hipofiz bezinizin başka bir kısmı etkilenirse hayatınızın geri kalanı boyunca hormon takviyesi almanız gerekecektir. Cerrahınız muhtemel komplikasyon ve riskleri size detaylarıyla açıklayacaktır.

  • Menenjit: Meninks (beyin zarı) beynin kılıfıdır. Hipofiz tümörü alınırken beyin bir bakteri veya virüsle karşılaşabilir ve bu durum enfeksiyona yol açabilir. Buna menenjit denir ve oldukça nadir bir komplikasyondur.

  • Ölüm: Bu da özellikle sağlıklı kişiler için oldukça nadir görülen bir durumdur.

 

Akromegali Ameliyatı Hakkında Önemli Bir Hatırlatma

Akromegali ameliyatına girerken gerçekçi beklentilerinizin olması önemlidir. Cerrahınız ameliyattan beklentinizin ne olması gerektiğini ve hedeflerini anlatacaktır. Ameliyattan sonra bile büyüme hormonu seviyenizin normale dönmemesi ve semptom görmeniz mümkündür.

Cerrahınızla ameliyat prosedürü hakkında etraflıca konuşun. Ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında ne ile karşılaşacağınızı bilmek için aklınızdaki tüm soruları sorduğunuzdan emin olun.

 

Akromegalide Kullanılan İlaçlar

Akromegali Tedavileri

Akromegali tedavisinde ilaçlar kullanılabilir. Doktorunuz buna “medikal terapi” der ve genellikle ameliyat semptomların tamamen geçmesi için yeterli olmazsa ilaç tedavisine başvurulur.

Eğer GH’nin aşırı miktarda salgılanmasına yol açan tümörünüz nispeten büyükse de ilaç kullanmanız gerekebilir; bu sayede tümör küçülür ve ameliyat daha başarılı geçer.

Akromegali tedavisinde kullanılan 3 ilaç vardır: somatostatin analoglar (SSA), büyüme hormonu reseptörü antagonistleri (GHRA) ve dopamin agonistleri. Bu yazıda her 3 grup hakkında bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

Somatostatin Analogları (SSA)

Vücutta doğal olarak bulunan somatostatin hormonun sentetik (insan yapımı) halidir. Somatostatin ayrıca büyüme hormonu engelleyici hormon (GHIH) olarak da bilinir ve salgılandığında büyüme hormonunun üretimi durur.

SSA’ların hedefi büyüme hormonu üretimini kontrol altına almaktır ve genellikle ameliyat sonrası hala semptom gören akromegali hastaları için kullanılan ilk ilaçtır.

Eğer ameliyat olmanıza rağmen hala GH ve insülin benzeri büyüme faktörü 1 (IGF-1) seviyeniz çok yüksekse doktorunuz SSA kullanmanızı önerebilir. Çoğu hastada bu ilaç büyüme hormonunun yanı sıra IGF-1 hormonunun da azalmasını sağlar.

Somatostatin analoglar genellikle kaslara enjekte edilir ve bu işlem ayda bir yapılır. Ne kadar almanız gerektiğine doktorunuz karar verir; standart doz 10 mg- 30 mg aralığındadır.

Muhtemel yan etkileri: Bazı kişilerde ishal, gaz ve bulantı gibi ciddi olmayan ve kısa süreli yan etkiler görülebilir.

Kimler için uygundur: Ameliyat geçirmiş olmasına rağmen GH ve IGF-1 seviyeleri yeterince düşmemiş kişiler için uygundur. Tedavi görmesi gerektiği halde ameliyat olmak istemeyen hastalar da kullanabilir.

 

Büyüme Hormonu Reseptör Antagonistleri (GHRA)

Büyüme hormonu reseptör antagonistleri akromegali tedavisinde kullanılan diğer bir ilaçtır. Büyüme hormonunu bloke ederek IGF-1 yapmasını önlerler.

GH, IGF-1 üretebilmek için bazı reseptörlere (GH reseptörlerine) bağlanmak zorundadır. GHRAlar GH reseptörlerine bağlanarak GH’nin bağlanmasını engeller. Şu şekilde düşünebilirsiniz: GHRA, GH reseptörleri için GH ile yarışır. Ve eğer GH GHRA’yı yenmeyi başaramazsa IGF-1 üretilemez.

GHRA’lar akromegali hastalarında IGF-1 seviyesini düşürür. Akromegalide dokuların büyümesinin sebebi de IGF-1 olduğu için IGF-1 seviyesini düşürmek aşırı büyümeyi durdurur. GHRA ayrıca akromegali semptomlarını da hafifletir.

Günde bir kere enjekte edilir ve doz 10 mg-40 mg aralığındadır. Sizin için en uygun dozu doktorunuz belirleyecektir.

Muhtemel yan etkileri: Her ilaçta olduğu gibi bunda da bazı yan etkiler mevcuttur. En sık görülen yan etkiler baş ağrısı ve yorgunluktur. Bazı hastalarda karaciğer problemlerine de yol açabilir.

Kimler için uygundur: Eğer ameliyata rağmen GH ve IGF-1 seviyeleriniz normale dönmediyse büyüme hormonu reseptör antagonistlerine başvurabilirsiniz. Bu ilaç genellikle somatostatin analoglarından sonra denenir. Yani eğer SSA’lar işe yaramadıysa doktorunuz GHRA kullanmanızı önerebilir. Ayrıca IGF-1 seviyesi çok yüksek hastalar da (900 ng/mL) GHRA’ya başvurabilirler.

 

Dopamin Agonistleri

Akromegali tedavisinde kullanılan 3. İlaç olan dopamin agonistleri diğer iki gruba kıyasla daha az kişiye hitap eder. Ancak bazı hastalar için en uygun seçenek olabilir.

Büyüme hormonunun salgılanmasını engelleyen dopamin agonistleri hap halinde haftada bir kere alınır ve doz aralığı 1 mg-4 mg’dır. Doktorunuz sizin için en ideal dozu belirleyecektir.

Muhtemel yan etkileri: Dopamin agonisti alan kişilerde dikkat dağınıklığı, baş ağrısı ve bulantı görülebilir.

Kimler için uygundur: Hipofiz bezi tümörleri büyüme hormonunun yanı sıra prolaktin (bir başka hormon) de üreten kişiler için daha etkilidir. SSA kullanan hastalar doktorlarının gerekli görmesi durumunda aynı zamanda dopamin agonisti de kullanabilirler.

 

Akromegali İlaçları Hakkında Son Bir Söz

Akromegali tedavisinde kullanılan 3 ilaç vardır: somatostatin analoglar (SSA), büyüme hormonu reseptörü antagonistleri (GHRA) ve dopamin agonistleri. Doktorunuz hormon seviyeleriniz, ameliyatınızın başarı oranını (eğer ameliyat olduysanız) ve genel anlamda tedavinizdeki hedefleri göz önünde bulundurarak sizin için hangisinin en uygununun hangisi olduğuna karar verecektir.